REACH Tüzüğü, kimyasalların yanı sıra bu maddeleri girdi olarak kullanan eşyaları üreten ve satan firmalara da bir takım sorumluluklar getirmekte. Kısıtlama koşullarına uymanın yanı sıra Türkiye’deki eşya üreticileri ve tedarikçileri, ürün içeriğinde SVHC madde olup olmadığını da sorgulamak ve öğrenmek zorunda kalabiliyor.
Eşya Tanımı: REACH Tüzüğü’nde kimyasal yapısından ziyade işlevini ‘şekli’ itibarıyla gören nesneler eşya olarak tanımlanmakta. Bitmiş bir ürün olabileceği gibi, bakır tel, aluminyum levha, plastik film, iplik gibi nesneler de eşya tanımına girer. Örneğin bir buzdolabının içinde eşya bileşeni olan bir çok parça yer alır ve bunların hepsi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Avrupa’da herhangi bir eşyayı satın almak isteyen tüketicilerin, eşya içeriğinde SVHC madde olup olmadığını ‘öğrenme hakkı’ bulunmakta. Bu soruyla karşılaşan satıcılar da ister istemez eşyanın üreticisine ve tedarikçilerine dönmekte. Bu sorgu zinciri, Türkiye’deki eşya üreticilerini ve onların tedarikçilerini de SVHC maddelere ilişkin araştırma yapmaya yöneltmekte.
REACH Tüzüğü Aday Listesine yılda 2 kere düzenli olarak (Aralık ve haziran aylarında) yeni maddeler eklenir. Dolayısıyla tedarikçilere yönelik sorgulamanın, sık sık tekrarlanması gerekebilir.
Bildirim işlemi, Avrupa Kimyasallar Ajansı’na yapılır ve ücretsizdir. Bildirim, madde Aday Listeye dahil edildikten sonra (ya da ilk ihracat gerçekleştikten ya da 1 ton eşiği aşıldıktan) en geç 6 ay içinde yapılmalıdır.
REACH 8. maddesinde tanımlanan AB-dışı firmaların atadığı Tek Temsilcilere de bildirim hakkı tanınmaktadır.
Eşya Tanımı: REACH Tüzüğü’nde kimyasal yapısından ziyade işlevini ‘şekli’ itibarıyla gören nesneler eşya olarak tanımlanmakta. Bitmiş bir ürün olabileceği gibi, bakır tel, aluminyum levha, plastik film, iplik gibi nesneler de eşya tanımına girer. Örneğin bir buzdolabının içinde eşya bileşeni olan bir çok parça yer alır ve bunların hepsi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
SVHC kullanımı yasak mı? Neden sorgulanıyor?
SVHC maddelerin, eşya içinde kullanımı aslında yasak değil. Ancak ağırlıkça % 0.1 ve üzerinde kullanım durumunda müşteriye bilgi verilmesi şartı var (REACH Tüzüğü Madde 33).Avrupa’da herhangi bir eşyayı satın almak isteyen tüketicilerin, eşya içeriğinde SVHC madde olup olmadığını ‘öğrenme hakkı’ bulunmakta. Bu soruyla karşılaşan satıcılar da ister istemez eşyanın üreticisine ve tedarikçilerine dönmekte. Bu sorgu zinciri, Türkiye’deki eşya üreticilerini ve onların tedarikçilerini de SVHC maddelere ilişkin araştırma yapmaya yöneltmekte.
Peki nedir SVHC?
SVHC yani İngilizce Substances of Very High Concern yani Çok Yüksek Önem Arz eden maddeler, kanserojen, mutajen, üreme için toksik ya da çevrede kalıcı, birikim sonucu kolay kolay çözünmeyen ve canlı sağlığını tehdit eden bazı maddelerden oluşuyor. Bu kriterlere sahip maddelerle ilgili çeşitli önlemer alınması söz konusu olabiliyor. REACH Aday Listeye alınan maddeler, buradan İzin Listesine ya da Kısıtlama Listesine de alınabiliyor. Ancak maddelerin, Aday Listeye alınmasıyla birlikte bu maddeyle ilgili bilgilendirme yükümlülükleri başlıyor.REACH Tüzüğü Aday Listesine yılda 2 kere düzenli olarak (Aralık ve haziran aylarında) yeni maddeler eklenir. Dolayısıyla tedarikçilere yönelik sorgulamanın, sık sık tekrarlanması gerekebilir.
Müşteriye nasıl bilgi verilmeli?
Müşterisinden ürünün SVHC içeriğine ilişkin bir sorgulama alan ya da kendisinden REACH deklarasyonu talep edilen bir firma yetkilisi şu adımları izlemelidir:- Eğer eşya içinde kullanılan bütün hammaddeleri biliyorsa REACH Aday Liste / SVHC Liste ile karşılaştırmalı. Eğer eşyanın herhangi bir bileşeninde SVHC madde varsa oran hesabı yapılmalı (3.adım) . SVHC maddeye rastlanmadıysa müşteriye bu şekilde bilgi verilmeli.
- Eşya içindeki bütün hammaddeler bilinmiyorsa tedarikçilere sorulmalıdır. Tedarikçilerinizden antetli kağıda, imzalı, kaşeli olarak yanıt talep edin ve aldığınız yazılı yanıtları saklayın. Bir aksaklık durumunda müşterinizle sorun yaşamamak için bunları kullanabilirsiniz.
- Eşya içeriğinde SVHC maddeye rastlanıyorsa, hangi bileşendeyse onun içinde ağırlıkça % 0.1’e eşit ya da daha fazla oranda olup olmadığını hesaplamanız gerekecek. SVHC oranı hesabı için örnekler içeren şu broşüre göz atmanızda fayda var. Eğer % 0.1 veya daha fazla SVHC varsa bu bilgi müşteriye iletilmelidir.
- Müşteri sizden SVHC testi mi soruyor? REACH Tüzüğünde, eşya içeriğindeki SVHC’nin test ile saptanması zorunluluğu olmamakla birlikte, bazen müşteriler, daha güvenilir olması için bu yöntemi tercih etmekte. Bu durumda test yaptırmak istiyorsanız, bunun listedeki güncelleme periyodu nedeniyle 6 ayda bir tekrarlanması gerekeceğini de göz önünde bulundurmalısınız.
Müşteriye bilgi veriyoruz, başka ne yapmak gerek?
Şu iki şartı birden sağlıyorsanız, müşteriye bilgi vermenin dışında otoriteye de eşya içindeki madde bildirimi yapılması gerekiyor:- Eşya bileşeninde % 0.1 veya daha fazla SVHC var +
- O eşyanın toplam ihracatını göz önünde bulundurduğunuzda, Avrupa Ekonomik Alanı’na (AB28 + Norveç+İzlanda+Lihtenştayn) yılda 1 ton veya üzerinde SVHC madde sunuluyorsa
Bildirim işlemi, Avrupa Kimyasallar Ajansı’na yapılır ve ücretsizdir. Bildirim, madde Aday Listeye dahil edildikten sonra (ya da ilk ihracat gerçekleştikten ya da 1 ton eşiği aşıldıktan) en geç 6 ay içinde yapılmalıdır.
Bildirimi kim yapmalıdır?
Bildirim o eşyayı pazara sunan Avrupalı firma tarafından yapılmalıdır. Firma ister AB içinde üretim yapsın, ister AB dışı bir tedarikçiden eşya ithal edip pazara sürüyor olsun, bildirim koşullarını sağlıyorsa ECHA'ya bildirim yapar.REACH 8. maddesinde tanımlanan AB-dışı firmaların atadığı Tek Temsilcilere de bildirim hakkı tanınmaktadır.
